HABER: Zeynep Sude YAVUZ
Peki sarı nokta hastalığı nedir?
Tıptaki adı “makula dejenerasyonu” olan bu hastalık, gözün arka kısmında yer alan ve net görmemizi sağlayan makula bölgesinin zamanla hasar görmesiyle ortaya çıkıyor. Özellikle 60 yaş üstünde daha sık görülüyor. Kişi baktığı yeri bulanık ya da karanlık görmeye başlıyor. İlerleyen durumlarda ise ciddi görme kaybı yaşanabiliyor. Günlük yaşamı zorlaştıran bu hastalık, kitap okumayı, araç kullanmayı hatta yüzleri seçmeyi bile güçleştirebiliyor.

2020 yılında başlatılan proje kapsamında geliştirilen özgün molekül, hastalığın en önemli nedenlerinden biri olan damar sızıntılarını hedef alıyor. Uzmanlara göre bu sızıntılar, retinada hasara yol açarak görme kaybını hızlandırıyor. Geliştirilen yerli ilaç adayı ise tam da bu noktaya müdahale etmeyi amaçlıyor.
Çalışmaların klinik aşamaya geçebilmesi için yoğun bir hazırlık süreci devam ediyor. İlk sonuçlar ise bilim dünyasında heyecan yaratmış durumda. Eğer süreç başarıyla tamamlanırsa, Türkiye göz sağlığı alanında önemli bir yerli tedavi seçeneğine kavuşmuş olacak.

İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi, güçlü laboratuvar altyapısı ve farklı alanlardan bilim insanlarını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Uluslararası projelerde de yer alan merkez, yaşam bilimleri alanında adından sıkça söz ettiriyor.
Uzmanlar, erken teşhisin sarı nokta hastalığında büyük önem taşıdığını hatırlatıyor. Özellikle ileri yaş grubundaki vatandaşların düzenli göz muayenesini ihmal etmemesi gerektiği vurgulanıyor. Geliştirilen yerli ilacın ise milyonlarca hasta için yeni bir umut olması bekleniyor.

DR. SİBEL KALYONCU UZUNLAR KİMDİR?
Dr. Sibel Kalyoncu Uzunlar, Georgia Institute of Technology’de doktora eğitimini tamamlamıştır ve 2018 yılından itibaren İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi’nde araştırma grup lideri olarak görev yapmaktadır. Uzmanlık alanları arasında antikor mühendisliği, yönlendirilmiş evrim, biyofarmasötik ve aşı üretim süreçleri yer almaktadır. Hem akademik hem de özel sektör iş birlikleri kapsamında, tedavi ve tanı amaçlı ileri düzey biyoteknolojik ürünler geliştirmektedir. Yönettiği projelerde mikrobiyal ve memeli ekspresyon sistemlerini kullanarak yeni nesil antikor ve aşı adayları üretmektedir. TÜBİTAK, TUSEB ve COST destekli çok sayıda proje yürütmekte ve özel sektör projelerinde bilimsel danışmanlık yapmaktadır. BAGEP ve L'Oréal-UNESCO gibi prestijli ödüllere layık görülmüştür.





Yorumlar